KKTCSon Dakika Haberleri

Eziç: Cesaretli olun

Hazal Eziç, renkli kişiliği ve güler yüzünü iş ve özel yaşantısıyla bütünleştiren başarılı bir iş kadını… Eziç, KIBRIS’a verdiği özel röportajda genç girişimcilere başarının yolunu gösterdi:

“Bu işin içine doğdum”… Eziç, “Anne ve babasının yoktan var ederek bu günlere getirdiği Eziç markasının içine doğduğunu anlatarak, “Eziç ilk kurulduğunda ben 1 yaşındaydım. Küçük yaşlarda garsonluk yapıp, masa silerek bu işin içine doğdum aslında. Bu mesleğe devam etmek istediğimi de o yaşlarda anlamıştım. Bölüm tercihi yaparken de ‘ben bu işi biliyorum ve bu işi severek yapacağım’ diyerek seçtim” ifadelerini kullandı.

“İlk adımı atamazsak, girişimciliği başlatamayız”… Girişimciliğe adım atmayı amaçlayan gençlere de önerilerde bulunan Eziç, en önemli şeyin atılacak olan ilk adım ve cesaret olduğunu kaydederek, “cesaret bulup ilk adımı atamazsak, girişimciliği başlatamayız” dedi.

Emine Gül ÖZER

Ülkemizin başarılı iş kadınlarından Hazal Eziç, iş ve özel yaşamındaki renkli dünyasını ve başarılarının sırlarını KIBRIS’a anlattı.

Evli ve iki çocuk annesi olan Hazal Eziç, “neler yapmaktan hoşlanır? İş yaşantısı dışında neler yapar? Hobi ve fobileri nelerdir?” sorularına içtenlikle yanıtlar verdi.

Hazal Eziç, adeta anne ve baba mesleğinin içine doğduğunu anlatırken, küçük yaşlardan beri içinde olduğu sektörün meslek seçimine de etkisi olduğunu kaydetti.

Eziç, iş dışında üyesi olduğu Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği’nin (GİKAD) etkinliklerine katılmaktan ve arkadaşlarıyla sosyalleşmekten keyif aldığını belirtti. Hazal Eziç, “hayatta olmazsa olmazınız nedir?” sorusuna ise “çocuklarım” cevabını verdi.

Aile boyu fanatik Galatasaraylı olmalarını “babadan kıza geçen bir sevda” diye betimleyen Eziç, iş yaşantısında da bir dağılım olmadığını, idarelerin tüm ailede olduğunu belirtti.

Geleceğe yönelik planları kapsamında Eziç markasını globalleştirme girişimleri olduğunu ifade eden Eziç, girişime adım atacak gençlere de tavsiyeler verdi.

“Hep işin içindeydim”

Kendi yaşantısından ve mesleğe nasıl dahil olduğuna yönelik açıklamalarda bulunan Hazal Eziç, şöyle dedi:

“Evli 2 çocuk annesiyim. Lise eğitimimi tamamladıktan sonra İngiltere’ye gittim. Üniversiteyi de tamamladıktan sonra adaya geri döndüm.

Küçüklüğümden beri hep işin içindeydim. Temelli döndükten sonra da işin içine iyice dahil oldum. O zamandan beri de aile işletmemizde aktif faaliyet gösteriyorum.”

Eziç, anne ve babasının işletmenin kurucusu olduğunu belirterek, “Ailem işsiz kaldığı bir dönemde burayı açmaya karar verdiler. Girne’de ızgara tavuk çevirme olmadığını ve piyasada böyle bir açık olduğunu görerek işe başladılar. İşe sadece bir çevirme tavukla başlandı ve üzerine konarak, katlana katlana bugünlere gelindi” şeklinde konuştu.

Bu mesleğin içine doğduğunu ve küçük yaşlardan beri bu işin içinde olduğunu vurgulayan Eziç, şöyle devam etti:

“Ben bu işin içine doğdum. Eziç, ilk kurulduğunda ben 1 yaşındaydım. Küçük yaşlarda garsonluk yapıp masa silerek bu işin içine o yaşta girdim aslında. Eziç’in içerisinde büyüdüm diyebilirim. Bu mesleğe devam etmek istediğimi de o yaşlarda anlamıştım. Bölüm tercihi yaparken de ‘ben bu işi biliyorum ve bu işi severek yapacağım’ diyerek seçtim. Kendiliğinden gelişti iş yaşantım. Aile içinde bir iş dağılımı yapılmadı, tüm idareler hepimize ait.”

“Evlatlarım vazgeçilmezim”

Biri kız biri oğlan iki çocuk sahibi olan Eziç, hayatındaki olmazsa olmazlarını ve iş dışında bir gününün nasıl geçtiğini şöyle anlattı:

“Bu hayatta olmazsa olmazım, evlatlarım. İş dışında Hazal Eziç’in günü nasıl geçiyor diyecek olursanız, Çocuklarımlayım. Oğlum ve kızımla vakit geçiriyorum. Oğlum 5,5 yaşında, kızım ise 2,5 yaşında. İşte olmadığım zaman tüm vaktimi onlara ayırmaya çalışıyorum. Onların aktiviteleri, okulları, dersleriyle geçiyor tüm günüm.”

“Pozitif bakarım, mükemmelliyetçiyim”

Kendinde sevdiği ve sevmediği özelliklerini ise Hazal Eziç, şöyle anlattı:

“Kendimde sevdiğim özellik, olaylara hep pozitif açıdan bakmaya çalışıyorum. Özellikle anne olduktan sonra her şeye iyi tarafından bakıyorum ve negatif düşünmek yerine her şeyin ilk pozitif halini düşünerek hareket ediyorum. Kendimde hem sevdiğim, hem de sevmediğim bir özellik var. Çok mükemmelliyetçi bir insanım, bu da zaman zaman zorluyor.”

Hobileri ve fobilerine de değinen Eziç, “Hobilerime gelecek olursak arkadaşlarımla sosyalleşmeyi seviyorum. Ailemizde bir Galatasaray sevdamız var, ailecek maça gitmeye bayılırız. En büyük fobim ise örümceğin her türlüsü” ifadelerini kullandı.

“Babadan kıza aktarılan bir sevda Galatasaray”

Mehmet Eziç’in koyu Galatasaraylı olması kızı Hazal Eziç’e de yansırken, kendisi durumu şu ifadelerle değerlendirdi:

“Babam fanatik Galatasaraylı, Galatasaray sevdasıyla bilinir. Normalde babadan oğula geçer, bizde babadan kıza geçen bir sevda Galatasaray. Babam çok çalıştığı için, çok fazla vakit geçiremiyorduk. Okul hayatımız boyunca, tüm tatillerde babam işteydi. Biz de restoranda babamın yanındaydık. Boş zaman bulduğumuzda da babamla beraber maçlara giderdik. Aslında belki de o maça gidip gelmelerden kaynaklı bir sevda oluştu bizde.”

“Global bir marka olma girişimlerimiz var”

Babası ve annesinin yoktan var ederek bu günlere getirdiği Eziç markasını çok daha ileri yerlere taşıma hayalleri olduğu vurgusunu yapan Eziç, “geleceğe yönelik planlarımda global bir marka olma girişimlerimiz var. Kendi aramızda da birçok şey tartışıp, değerlendiriyoruz. Eziç markasını dünyaya açmak en büyük hedeflerimiz arasında” dedi.

“Çok sosyal biriyim”

Hem çalışma hayatında, hem de günlük yaşantısında sosyal faaliyetlerde bulunmayı seven Eziç, “Sosyal yaşantımda seyahat etmeyi çok severim. Arkadaşlarımla buluşup yemek yemek, bir kahve içmek çok hoşuma gider. Çocuklarımla vakit geçirmeye bayılıyorum zaten” şeklinde konuştu.

GİKAD’ın üyelerinden olduğunu belirten Eziç, derneğin yürüttüğü faaliyetlere katılmaktan zevk aldığını aktarırken, “Çok güzel işler başarılıyor, bir sürü iş kadını bir araya geliyor ve sürekli paneller düzenleniyor. Güzel işler çıkartılıyor” ifadelerini kullandı.

“İlk adımı atamazsak, girişimciliği başlatamayız”

Girişimciliğe adım atacak gençlere tavsiyelerde bulunmayı da ihmal etmeyen Eziç, bu yolda cesaret ve ilk adımın önemine vurgu yaptı ve “Genç girişimcilere biraz cesaretli olmalarını tavsiye ediyorum. Hiçbir şekilde hiçbir şeyden korkmamaları gerekiyor. Cesaret bulup ilk adımı atamazsak, girişimciliği başlatamayız. Ama cesaretle o ilk adımı atarsak gerisi her türlü gelir” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu